22 Ocak 2009
Türkiye’de “dil gurusu” sayılmanın temel şartıdır, Türkçeye gavurdan sızan kelimeleri ayıplayacaksın, “getti dilimiz, elden gettiii” diye dövüneceksin, dükkan tabelalarına the yazdılar diye kanlı gözyaşları dökeceksin. Bizim de adımız dilbaza çıktı ya, otomatikman öyle olduğumu varsayıyorlar. Kötü mihrakların dilimize musallat ettiği...
2021-05-27 12:00:00 +0000 UTC
View Post
21 Ocak 2009
Korkmayın, üç tane Eflatun yazısı yeter, felsefeden devam etmeyeceğim.
Ege ağızlarında kant, teraslar şeklinde düzenlenmiş bir arazinin her bir kademesine verilen addır. “Şo kanttaki ileği bir el vee de gakalım,” misal. Neyin nesidir, nereden gelmiş, bir fikrim yok. Hiçbir sözlükte bulamadım. Bilen varsa haber etsin lü...
2021-05-26 17:00:00 +0000 UTC
View Post
20 Ocak 2009
Peki platonik nedir hocam? Komşunun kızına platonik duygular beslemem caiz midir? Bir kez öpmekle kızın platoniği bozulur mu?
Bunun cevabı için Platon/Eflatun’un Sympósion (“İçki Sofrası”) adlı olağanüstü güzel kitabını okumak lazım. Bu kitapta Sokrates karakteri uzun uzadıya aşktan söz eder, bunun cinsel ...
2021-05-25 17:00:01 +0000 UTC
View Post
19 Ocak 2009
Şimdi Öztürkçeciler bitti, akla gelecek her kelimenin aslında Kürtçe ya da Zazaca olduğunu savunan – savunan demeyelim, dileyen – okurlar sardı etrafımı. Günde ortalama beş tane geliyor.
Üzgünüm, Türkçede Zazaca kelime yok, Kürtçe de bilemedin on-on beş tane, çoğu da argo kelimeler! Bunu söylemek ne Zazacanın ne Kürtçenin kıymeti...
2021-05-24 17:00:01 +0000 UTC
View Post
18 Ocak 2009
Sevan Kürtçede şemsiye demekmiş, hadi bakalım! Fransızcada da “tedip eden, şiddetle cezalandıran” gibi bir anlamı var – ki normal şartlarda kuzu gibi adamım, hiç öyle şeylerle alakam olmaz. Türkçede Sevan nedense hep kadın adı olarak algılanıyor. “Sevan Hanım” diye mektup yazanlardan bıktım usandım. Hepsine bıyıklı, kel kafalı resmimi gö...
2021-05-23 17:00:00 +0000 UTC
View Post
17 Ocak 2009
Eski Yunan tanrılarından Apollon’un bir sıfatı Lykeîon. Ne demek olduğuna dair Yunanların bile kesin kanısı yok. Kimine göre lykos= kurt sözcüğünden, “kurtların tanrısı” demek. Kimine göre Güney Anadolu’daki Lykiaülkesinin adından, Lykia’lı. Fethiye, Kaş, oralar yani.
Eski Atina’nın hemen sur dışı...
2021-05-22 17:00:00 +0000 UTC
View Post
16 Ocak 2009
Ozan konuşur, “Deleuze’de aşkınlık ve içkinlik sorunsalını postmodern bir bağlamda irdelediğimizde…” Şirkette getir götür elemanı olan Rıdvan onaylar, “Felsefik konulara valla ben de çok meraklıyımdır abi.”
İyi bir senarist oradaki tek harften bir dramatik kurgu çıkarabilir mi? Çıkarır. “Felsefik” diyen elemanın ...
2021-05-21 17:00:01 +0000 UTC
View Post
15 Ocak 2009
İngiliz bir yazar tanıdığım sormuş, neden Muğla, Manisa (ben ekleyeyim, İzmir, Bursa, Balıkesir, Afyon, Bergama, Tire….) Rumca da Aydın değil diye. İşin yoksa ara, bul!
Osmanlı’nın Ege bölgesindeki dört vilayeti Menteşe (başkenti Muğla), Saruhan (başkenti Manisa, yani Magnesia), Aydın (başkent...
2021-05-20 17:00:00 +0000 UTC
View Post
14 Ocak 2009
Adaşım olan bir okurum yazmış, “egzoz’un ya da egzozt’un veya eksoz’un hatta eksozt’un hatta hatta ekzos ve ekzost’un ve egzos’un ve egzost’un egsoz’un bir de egsozt’un” doğrusunu sormuş. Bana bir kelime öğretene kırk yıl köle olmaya herhalde vaktim kalmamıştır ama gene de kendisine teşekkür ediyorum. Exhaust hem İngiliz...
2021-05-19 17:00:01 +0000 UTC
View Post
13 Ocak 2009
Bunu Elifin Öküzü’nde yazmıştım. Orada yazdığımı burada tekrarlamak bana ayıp geliyor, köşeyazarı ahlakıma ters. Ama öyle ısrarla sormuşlar ki mecbur kaldım. On beş yirmi liraya kıyıp kitabı alsanız bana sormaya gerek kalmaz, değil mi?
Anadolu analarla dolu bir ülke, tabii, orası muhakkak, ama istatistik olarak baş...
2021-05-18 17:00:01 +0000 UTC
View Post
12 Ocak 2009
“Eflatun’u anlattın ya eflatun rengi ne?” diye mail atmış beş on yüz bin okurum. Bilmiyorum, ancak tahmin yürütebilirim. Bir kere, rengin adı eflatun değil eflatunî, yani platonik. î’nin düşmesi son yılların eseri. İki, Arapça ve Farsça sözlüklerde renk adı olarak geçmiyor. 19. yüzyıl öncesi Osmanlıca sözlü...
2021-05-17 17:00:00 +0000 UTC
View Post
10 Ocak 2009
İbranice Yitzhaq “gülecek” anlamına geliyor. Tz-kh-q (“gülmek, eğlenmek”) kökünden geliyor. Tevrat’ta Abraham ile Sara’nın oğlunun adı. Aynı kişi Kuran’da sin ve kaf ile İshaq قٰحسإ olarak geçiyor. Adın Arapça bir anlamı yok, Tevrat’tan direkt aktarılmış. Batı dillerinde ise Yunanca Isaakios üzerinden türeyen biçimler ...
2021-05-16 17:00:04 +0000 UTC
View Post
9 Ocak 2009
Amerika’yı Kristof Kolomb keşfetmiş ama yeni bir kıta bulduğunu anlamadan ölmüş. Bunu kanıtlamak, Floransalı Amerigo (yahut Latince yazışmada kullandığı biçimiyle Americus) Vespucci adlı gemiciye nasip olmuş. Vespucci ayrıca iyi bir yazar olduğundan 1504’te yayımladığı kitabı epey ses getirmiş, herkes “Vay be! yeni bir kıta ha!” ...
2021-05-15 17:00:04 +0000 UTC
View Post
8 Ocak 2009
Son zamanlarda bitpazarına rahmet kontenjanından hayata dönen eski kelimelerden biri de mündemiç. Hemen her gün bir yerde karşıma çıkıyor. Aslında “içiçe geçmiş, sarmaşık gibi sarmaş dolaş olmuş” anlamına gelen Arapça bir kelime. Ama galiba çoğu zaman İngilizce immanent yerine kullanılıyor. Bu da ahir zaman filozofl...
2021-05-14 17:00:07 +0000 UTC
View Post
7 Ocak 2009
Arapça ˁaqil devenin kaçmaması için ayağına bağlanan bukağı, ˁaql bildiğimiz akıl.
Yani şimdi Arapça akıl devenin ayak bağından mı geliyor? Yok, hayır, Araplar o kadar saçma insanlar değil. Doğrusu iki kelime AYNI KÖKTEN türemiş, ikisinin de altında “dizginlemek, gem vurmak, zaptu rapt altına almak” gibi bir fiki...
2021-05-13 17:00:04 +0000 UTC
View Post
6 Ocak 2009
Nişanyan’ın sözlüğü yanlış yazmış, hoşbeş etmek deyiminin kökünde “hoş geldin beş geldin” gibi manasız bir tekerleme yok, zaten olamaz. Deyime en erken İbrahim Alaettin’in 1930 tarihli Yeni Türk Lûgati’nde rastladım. Bu demek değil ki daha önce böyle bir söz yok; belki var ama avam bulunduğundan ya da başka bir ...
2021-05-12 17:00:05 +0000 UTC
View Post
5 Ocak 2009
Çin ülkesinin Çince adı Zhōngguó, milletin adı Hàn. ‘Çin’ sözcüğüne öyle ya da böyle benzeyen bir kelime Çincede yok. Nereden çıkmış peki?
Sözcüğe en erken milattan sonraki ilk yıllarda, eski bir Ortaasya dili olan Soğdcada rastlanıyor. Soğdlar bugün Özbekistan ve Kuzey Afganistan olan ülkede yaşamışla...
2021-05-11 11:00:04 +0000 UTC
View Post
4 Ocak 2009
Türkçe yelkemek (yelpirmek, yel yepelek eteklerini uçurarak hızlı gitmek) 18. yüzyıla kadar gayet sık kullanılan popüler bir fiil, sonra nedense tedavülden düşmüş. Yelkeğen “hızlı giden, aceleci” demek. Mekanik saatlerde 17. yüzyıldan önce bir tek gösterge (sivri ucunun şeklinden dolayı ‘akrep’) bulunurken, 17. yüzyı...
2021-05-10 17:00:05 +0000 UTC
View Post
3 Ocak 2009
En eski zamanlara gidersek Filistin bugünkü kadar geniş bir alan değil, şimdiki Gazze Şeridi ile onun hemen devamındaki Aşdod ve Aşkelon kentlerini içeren daracık sahil bandının adı. Geç Bronz Çağı’nda buraya muhtemelen denizden gelen ve yerli Sami dillerine benzemez bir dil konuşan bir kavim yerleşmiş. İç kesimde oturan İbrahimoğullarıyla ...
2021-05-09 17:00:04 +0000 UTC
View Post
2 Ocak 2009
İslami gelenekte kameri, yani hakiki aylar kullanılıyor, Zilkade, Rebiülevvel, Recep vs. Ama tarım toplumunda sırf bunlarla iş yapamazsın. Yoksa tohum ekimiydi, hasattı, cemreydi, kocakarı fırtınasıydı gibi mevsime bağlı olayları hesaplayamazsın. Daha kötüsü, vergi günün her sene 11 gün geri kayar. Bu yüzden Suriye ve Anadolu gibi tarım ağ...
2021-05-08 17:00:04 +0000 UTC
View Post
1 Ocak 2009
Radikal’in dış basın çevirmenleri yetmiyormuş gibi şimdi de başımıza bu çıktı! Sekiz sütuna manşet, TRT şeş bi xwêr be. Ben ki on kelime Kürtçe bilmem, ben bile bakar bakmaz hatayı görebiliyorum. Xêr bildiğimiz hayırlara vesile olsun’daki hayır. Xwêr diye bir şey yok. Tamam, anladık, 72 punto manşete x ve w harflerini yanyana ...
2021-05-07 17:00:06 +0000 UTC
View Post
31 Aralık 2008
Fransızların le smoking dediği ceketin İngilizcesi İngiltere’de dinner jacket, Amerika’da tuxedo. İngiltere’de 19. yüzyılda moda olan smoking jacket diye bir şey var, ayrı bir şey: tütün içerken koku sinmesin diye giyilen, çoğu zaman renkli kadifeden bir üst giysi. Fransızlar bunun adını almışlar ama yine İng...
2021-05-06 17:00:00 +0000 UTC
View Post
30 Aralık 2008
Öz adı Platôn olan filozofun Türkçesi neden Eflatun olmuş?
Cevap basit. Bir, Arapçada /p/ sesi yok. Yabancı dillerden alınan /p/ Arapçada daima /f/ oluyor.* İki, Arapçada /o/ sesi de yok. Bu da daima /u/ya dönüşüyor. Üç, Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkansız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya ar...
2021-05-05 17:00:00 +0000 UTC
View Post
29 Aralık 2008
Naylonu DuPont firması bünyesinde Wallace Carothers adlı bir Amerikalı kimyager 28 Şubat 1935’te icat etmiş. Sonra kendi de pişman olmuş herhalde ki bundan üç dört sene sonra intihar etmiş. Nesnenin doğumu bu kadar net belgeli olduğu halde adın kökeni belli değil. Bir rivayete göre New York ve Londra’da iki ayrı ekip çalıştığı için, ...
2021-05-04 17:00:01 +0000 UTC
View Post
28 Aralık 2008
Doğu Akdeniz kültürlerine özgü yassı ekmek. En önemli özelliği, kap gerektirmeden sac üzerinde pişirilmesi. Pita biçimi MS 2. yüzyılda hemen hemen eş zamanlı olarak hem Yunancada, hem bugünkü adı Irak olan ülkede Arami dilinde kaleme alınan Yahudi dini kitaplarında karşımıza çıkıyor. Etkileşim yönü belli değil, yani Yun...
2021-05-03 17:00:00 +0000 UTC
View Post
27 Aralık 2008
Türkçe okumak eylemi esasen “çağırmak, yüksek sesle seslenmek” demek. Meydan okumak, şiir okumak, lanet okumak, künyesini okumak deyimlerinde bu özgün anlam korunmuş. Şiir okuyor derken kitaptan yahut prompter’den baktığını kastetmiyoruz. Meydan okumak deyimi de 17. yüzyıl sözlüklerinde meydane okımak diye geçiyor. Yani mey...
2021-05-02 17:00:01 +0000 UTC
View Post
26 Aralık 2008
Eski Yunanca párdos, kedigillerden meşhur yırtıcı hayvanın adı. Aslana daha çok benzeyen çeşidine aslan-pars anlamında leo-párdos demişler. Antik Yunan yazarlarına göre párdos Farsçadan alınma bir kelimeymiş, öyle diyorlar.
Elimizdeki Eski ve Orta Farsça kaynaklar kısıtlı olduğundan Farsça kelimenin eski halini y...
2021-05-01 17:00:01 +0000 UTC
View Post
25 Aralık 2008
Farsça şeb-i yeldâ “en uzun gece”, 25 Aralık gecesine verilen ad. Şairin dediği gibi, Şebi yeldâyı gammrâ seherî peydâ nîst, “Derdimin uzun gecesine bir seher görünmüyor”.
Neymiş acaba diye bakınca hayret edecek şeyler öğreniyorsun. Meğer 25 Aralık eski İran tanrılarından Mithra = Mihr’in, yani Güneş’in doğ...
2021-04-30 11:00:00 +0000 UTC
View Post
24 Aralık 2008
Tut ki soykırım olmadı, hayal kuruyorlar, “dedem öldü, nenem cariye oldu, biz dünyada serseri olduk” diye doksan senedir boşuna dövünüyorlar. İnsan olan bundan üzülmez mi? “Gel birader, var mı senin için yapabileceğim bir şey, anlat açılırsın, çay ısmarlıyayım,” demez mi? Psikoloğuyla, romancısıyla, tarihçisiyle seferber ...
2021-04-29 17:00:00 +0000 UTC
View Post
23 Aralık 2008
Arapça verd, Aramice/Süryanice wardô ve Ermenice vard (Batı Ermenicesinde vart) – üçü de gül demek, üçünün de Orta Farsça (Pehlevice ) vard’dan alıntı olduğu anlaşılıyor. Bu sonuncusu da Hintavrupa anadilinde var sayılan *wrod-’dan geliyor, ki Latince rosa ve Yunanca rhódos d...
2021-04-28 17:00:00 +0000 UTC
View Post