8 Mayıs 2009
Arapçadan gelme hale’ye karşılık Öztürkçeciler 1935 yılında ayla sözcüğünü ortaya atmışlar. Ay tamam da la ne demek acaba? Yok Türkçede öyle bir şey. Baktım, 34’te Dil Devrimi’ne hazırlık olsun diye çıkardıkları Tarama Dergisi’nde ay ağılı geçiyor. Bu tamam, Anadolu ağızlarında öyl...
2021-08-25 10:00:00 +0000 UTC
View Post
7 Mayıs 2009
Argo kelimelerin kökünü bulmak en zor işlerden biridir ama bu sefer problem yok. İtalyanca colpo “darbe, vurgun”, Fransızca/İngilizce coup biçiminde tanıdığımız kelime: cuk oturuyor.
İstanbul argosunda kolpa vurmak = vurgun vurmak. Hüseyin Rahmi’de geçer, 1920’lerde, ama mesela 1880 tar...
2021-08-24 10:00:00 +0000 UTC
View Post
6 Mayıs 2009
“Televizyon seyretmek mi izlemek mi?” diye sormuş birisi, “izlemek deyiminde bana batan bir şey var ama nedir bilmiyorum!”
Rahatsız eden şeyi söyleyeyim, ambalaj kokusudur. “Televizyon izlemek” yeni bir deyim, sanırım 90’larda çıktı, müthiş bir hızla yayıldı. Yeni çıkan dil modaları çoğu zaman insana batar, kulağını tırmal...
2021-08-23 10:00:00 +0000 UTC
View Post
5 Mayıs 2009
İnternet adı verilen dev çöplükte eşinirken okurlarımdan biri şu bilgiyi bulmuş, doğru mudur diye bana sormuş: “Namus, ekonomos’tan geliyor. Eko-nomos, ev yasası, kadının yaptığı işler, ev işleri, kadına ait işler anlamına geliyor. Ekonomos, ekonomi, kadın işidir, üretime dayalıdır, ekonomist de bu işi yapandır, ekonomist kadındır....
2021-08-22 10:00:01 +0000 UTC
View Post
4 Mayıs 2009
Haydan gelen huya gider deyiminin aslını faslını bilmiyorum, nokta. Tahmin yürütebilirim tabii, hatta ikna edici durur. Ama tahmin etmek başka şey, bilmek başka şey. Aşağı yukarı yirmi senedir bu kelimecilik işiyle uğraşıyorum. Kısaca ne öğrendin diye sorarsanız, bilmekle tahmin etmeyi ayırmayı öğrendim diye cevap veririm. Onu da tam öğre...
2021-08-21 10:00:00 +0000 UTC
View Post
2 Mayıs 2009
Kurşunkalemin Rusçası karandaş карандаш. Dünyanın en meşhur kurşunkalem markası da İsviçreli Caran d’Ache, ki /karandaş/ okunur. Belli yani, selpak yahut aydinger yahut permatik gibi bir durum var ortada, değil mi?
Değilmiş! Caran d’Ache 19. yüzyılın ünlü Fransız kari...
2021-08-20 10:00:00 +0000 UTC
View Post
1 Mayıs 2009
Biri elbet hatırlatır diye bekledim, kimse çıkmadı. Ermenice yeğern եղեռն “felaket, bela” demek, evet.[1] Ama esas anlamı bu değil cinayettir, ağır ve dehşetli bir suç anlamında. Dört tane sözlüğe baktım dördünde de öyle. Bence “...
2021-08-19 10:00:00 +0000 UTC
View Post
30 Nisan 2009
Kürtçe jiyin yaşamak, bi- dilek kipi öneki, bijîde “yaşasın” oluyormuş. Bijî serok dedikleri “yaşasın Başbuğ” – sözde sosyolog olanı değil tabii, öbürü. Jiyan yaşam, bazen kişi adı olarak görülüyor.
Biz bu fiili başka yerden de tanıyoruz aslında, ...
2021-08-18 09:00:03 +0000 UTC
View Post
28 Nisan 2009
Tarih doktorası yazmak için bakir konu mu arıyorsun, al sana konu: Osmanlı Ermenilerinde soyadı devrimi. Tam tarihlerden emin değilim ama galiba 1820’lere dek Ermenilerde (tıpkı Türklerde olduğu gibi) soyadı pek yok. Ta eski zamanlardaki bey hanedanlarının soyadı var, Gamsaragan, Bagratuni, Knuni, Horhoruni, Mamigonyan gibi. Ama Osmanlı devrinde tip...
2021-08-17 09:00:03 +0000 UTC
View Post
27 Nisan 2009
Arapça xazn depolamak. Xazîna(hazine) depo demek, illa kıymetli eşya deposu olması şart değil. Maxzan(mahzen) de aynen öyle, bir şey depolanan yer. Bunun çoğulu maxâzin, yani depolar. Oradaki x gırtlaktan gelen hırıltı sesi, İngilizcedeki /ks/ değil yani. (Bir ara hatırlatın da Arapça ç...
2021-08-16 09:00:03 +0000 UTC
View Post
25 Nisan 2009
Memleketin bir uzak köşesindeki ilkokul öğretmeni yazmış, ders kitabında söz sözcüğünün eş anlamlısı laf diye yazıyor, çocuklar itiraz etti, karar veremedik, ne dersin diye. Ne diyeyim, imkan olsa da okulunuza gelip ben de tartışmaya katılsam ne güzel olur demekten başka? O kadar saf, içten, yürekten sorular...
2021-08-15 09:00:03 +0000 UTC
View Post
24 Nisan 2009
Bazı detaylar vardır yüz defa bakar görmezsin, fark edince de hayret edersin daha önce nasıl atladım diye.
Arapçada tehcîr yok. Daha doğrusu var da, alakasız bir marjinal kelime, “sabah güneş doğmadan yola çıkmak” demekmiş. Osmanlıca sözlüklerde geçmiyor. Geçen yüzyıl başlarında piyasada olan bellibaşlı dört s...
2021-08-14 09:00:02 +0000 UTC
View Post
23 Nisan 2009
Köşeyazarlığı mesleği acayip iş. Şaşılacak kadar candan mektuplar alıyorum. İnsanlar kalplerini açıyorlar, hayallerini ve kuşkularını anlatıyorlar, olmadık konularda tavsiyemi soruyorlar. Bazen mecbur, Güzin Abla’lığa soyunuyorum. Herkese cevap yetiştiremediğim için kahroluyorum.
Geçen gün biri yazmış, sanırım Karadeniz Bölges...
2021-08-13 09:00:03 +0000 UTC
View Post
22 Nisan 2009
TDK’ya sorsan “makrome”, Fransızcası da macremé imiş, “kalın iplikle elde örülmüş iş”. Nereden tutsan yanlış: bir kere Türkçesi makrome değil makrame, Fransızcası da macramé. 1990’larda Türkçeye girmiş bir kelimenin Fransızcadan alınması akla ziyan, İngilizceden alındığı belli. Üste...
2021-08-12 09:00:03 +0000 UTC
View Post
21 Nisan 2009
İlmî takılanlar zırt, tak, şangır, cozur gibi kelimelere onomatope diyor, Türkçesi de “yansıma sesler” yahut “ses yansımalı kelimeler” imiş. Bunları öyle doğadan çıkma şeyler sanmayın sakın. Türkçe onomatopelerin adeta kimya formülleri ya da müzik notaları gibi acayip derecede formel bir yapısı var.
...
2021-08-11 09:00:04 +0000 UTC
View Post
20 Nisan 2009
İzmir’in alameti farikalarındandır, bol yağlı bir tür katmer hamurundan yapılmış çörek, İstanbul’daki en yakın muadili açma herhalde. Yahudi işi olduğunu İzmirliler bilir. Zaten İzmir kültüründe özgün olan ne varsa Yahudilerden ya da Levantenlerden kaldığı da kimsenin meçhulü değildir, bayrakçı bayanların kulağı çınlasın.
...
2021-08-10 09:00:03 +0000 UTC
View Post
18 Nisan 2009
Eski Babil’in dili olan Akatçada birku ve burku “diz” demekmiş. İbranice berek, Süryanice burkâaynı anlama geliyor. Eski Habeşçesi de bırk. Geçen sene Etiyopya’da Yemrehanna Krisdos Manastırında misafir kaldığım günlerde Habeş yazısını çat pat okumayı ...
2021-08-09 09:00:02 +0000 UTC
View Post
17 Nisan 2009
Osmanlı donanmasının dili Türkçe değildi, hele “Osmanlıca” hiç değildi, İtalyancaydı. Daha doğrusu İtalyanca ağırlıklı bir tür deniz Tarzancası olan Lingua Franca idi, yani Frenk Dili. Kozmopolit bir piyasada anlaşmaya yarayan kırma dillere dilbilimciler pidgin adını veriyor. Bizdeki Kapalıçarşı turistçesi (“hey ma...
2021-08-08 09:00:00 +0000 UTC
View Post
16 Nisan 2009
Geçenlerde kartoteks kelimesini kullandım: hemen biri yazmış, necedir, biblioteks gibi mi diye. Elhak doğru, bunun Frenkçesi cartothèque’tir, aynen diskotek, sinematek ve bibliyotek gibi. Ama bizde hatırladığım kadarıyla en az 1970’lerin ortasından beri kartoteks diye geçer. Sanayi odasının tasnifinde resmen kart...
2021-08-07 09:00:00 +0000 UTC
View Post
15 Nisan 2009
Arapça kelime ve kelam ile “yara” anlamına gelen kelm aynı köktense bunun felsefi anlamı ne olabilir diye sormuş birisi, Wittgenstein’dan filan bahsederek. Maildeşlerimin kültür ve merak düzeyi şayet okur ortalamasını yansıtıyorsa vallahi işim zor, yetişmek için daha bir fırın ekmek yemem g...
2021-08-06 09:00:00 +0000 UTC
View Post
14 Nisan 2009
Vefik Paşa (1876) “uğursuz, müflis” demiş; Şemseddin Sami (1900) “hayırsız, haylaz, aciz, yaramaz”. Kökenini göstermeye teşebbüs etmemişler. TDK sözlüğünde 1945’ten bu yana hep “sümsük, sünepe” diye geçiyor.
Farsçada mendbûr veya mendebûrvar, aynen bizdeki anlamda, ama ne mend bura...
2021-08-05 09:00:00 +0000 UTC
View Post
13 Nisan 2009
1853 yazında Rusya o zamanlar Memleketeyn (“iki memleketler”, yani Eflak ve Boğdan) adı verilen Romanya’yı işgal eder. Rusların her an Tuna’yı aşıp Bulgaristan’a girmesi beklenirken Türk ordusu beklenmedik iki kontratakla bunu en azından bir süre geciktirmeyi başarır. 5 Kasım’da Olteniça’da, 5 Ocak 1854’te Çatana’da Tuna’yı geç...
2021-08-04 09:00:00 +0000 UTC
View Post
11 Nisan 2009
Kıtıpiyos nedir diye sormuş bir arkadaşımız, sanki Gugıl bitti artık her şeyi Nişanyan’a soruyoruz. Cevabı basit. Rumca Egyptos Mısır, Egyptios Mısırlı, telaffuzda Kiptios olur. Mısır’ın Arap-öncesi yerli halkına verilen Kıptî adı da buradan. Çingene milletinin Mısır a...
2021-08-03 09:00:00 +0000 UTC
View Post
10 Nisan 2009
İngilizce closet “küçük oda”, water closet, kısaltması WC, “içinde tuvalet ve lavabo bulunan küçük oda”. Her türlü tuvalet-banyo odası da değil, bizde hela dediğimiz hücre şeklinde olanı.
Türkçe klozet 1990’lardan beri yaygın, alafranga tuvalet taşının adı. Yani ayrı şey. Misal:
2021-08-02 17:00:00 +0000 UTC
View Post
9 Nisan 2009
Anadolu Türkçesinde obmak “hapır hupur yemek”, obur çok yiyen. Latince obêdere “tıkınırcasına yemek”, obêsus “aşırı yiyen, obur”. Aaa, Sezar’la akraba mı çıktık?
Aslında o kadar basit ki, bunun olamayacağını bilmek için biraz genel tarih kültürü yeterli. Artı bira...
2021-08-01 17:00:00 +0000 UTC
View Post
8 Nisan 2009
Benim bulabildiğim en eski örneği demir takiye diye geçiyor, savaşta başa takılan bir tür zırh, zannederim demirden basit tas şeklinde olanı. 1680 tarihli Meninski sözlüğü bundan da söz etmiş, ama takiye ve tâkiye altında verdiği esas tanım “İstanbul’da evli kadınların giydiği kenarsız ...
2021-07-31 17:00:00 +0000 UTC
View Post
7 Nisan 2009
Şimdi bu o kadar uçuk bir etimoloji ki insan ilk okuyuşta “hadi canım olur mu öyle şey” diyor. Ama kaynaklar sağlam, zincirin her halkası kendi içinde tutarlı ve net.
Cübeyl bugünkü Lübnan’da Beyrut’un az kuzeyinde bir kasabanın adı. Adı Arapça cebel’den tepecik demek. Milattan bin yıl kadar önce aynı yer ...
2021-07-30 17:00:00 +0000 UTC
View Post
6 Nisan 2009
Tahmin ve tahayyülat üzerinden etimoloji yapmak riskli iş. İnsanı olmadık tuzaklara düşürür. Buyurun size nefis örnek. Hakan Erdem’den apardım, kendisine mersiler diyorum.
Ortaasya Türk kültürünün iki temel direği, töre ve kağan. Töre, Türk kavimlerinin yazılı olmayan kutsal yasasının adı. İbranice...
2021-07-29 17:00:01 +0000 UTC
View Post
4 Nisan 2009
Malta taşı tabirini en erken 1876 tarihli Ahmet Vefik Paşa sözlüğünde buldum. Keserle yontulan ve özellikle avlu zeminlerinde kullanılan bir tür yumuşak taş. Gerçekten Malta’dan mı gelir, bir bilgim yok; hem avlu taşı gibi ucuz ve ağır bir nesne neden ta Malta’dan ithal edilsin ki? Malta eriğinin ise Malta Adası’yla ...
2021-07-28 17:00:01 +0000 UTC
View Post
3 Nisan 2009
Arapça ezher “parıldayan, görkemli, ışık saçan”. Mısır’daki ünlü okulun adı böyle. Zehrâ da bunun dişisi olan sıfat. Arapçada tıpkı Almanca ve Fransızcadaki gibi sıfatların bir dişi bir de erkek hali var. Bu da böyle dişi sıfat yapan bir kalıp: ekber-kübrâ (büyük), ahmer-hamrâ (...
2021-07-27 17:00:00 +0000 UTC
View Post